Make your own free website on Tripod.com

Hıyar tarlası

Askerlerle birlikte,Temel bos bir arazide mayin olup olmadigini kontrol ediyorlardi. Havadan düsman ucaklari gecmeye baslayinca, komutan emir verdi:

-"Hemen herkes donunu indirsin ve yüzüstü yere yatsin.Böylece Ucaklar burayi kabak tarlasi sanip devam eder giderler!"

Bunun üzerine Temel:

-"Komitanim, sirtüstü yatsak, hiyar tarlasi sansalar olmazmi?"

namaz

hoca bi gün camiye gitmiş namaz kılacakmış hoca vaaz verirken demişki sağ tarafıızda melekler sol tarafınızda şeytan bulunur.

Bunu duyan hoca namaz sonunda selam verirken sağa dönmüş meleklere esselamün aleyküm demiş sola dönüp şeytanlara iktirin len burdan deyip namazı bitirmiş.

Dört Ayaklı Ördek

Birgün, Nasrettin Hoca, camide bir vaaz veriyordu. Cemaatten bir kımının esnediğini ve bir kısmının uyukladığını farketti. Bunun üzerine şöyle konuşmaya başladı:

-Bir sabah, Akşehir'den dışarı çıkmıştım. Çayın kenarında dört ayaklı ördekler su içiyorlardı...

Dört ayaklı ördek sözünü işiten cemaat, gözlerini açarak Nasrettin Hoca'yı dikkatle dinlemeye başladı. Bunun üzerine Nasrettin Hoca:

-Yahu!... Siz nasıl adamlarsınız. Deminden beri size vaaz ediyorum, uyukluyorsunuz da, kuyruklu bir yalan uydurunca hepinizin gözleri açıldı...

Melemez

Birgün Nasrettin Hoca ile Melemez denen bir kadın varmış. Bunlar gizlice ilişkiye başlamışlar. Günlerden birgün kadının kocası evi basmış. Ondan sonra Nasrettin Hoca, evleri birleşik olduğundan duvara delik açmış. Ordan vuruşmaya başlamışlar. Komşuları "Melemez, Melemez" diye bağırırken, birden Nasrettin Hoca bağrır:

-Melemez, Melemez, *mı yandı gelemez..
.
 

Evlilik ne demektir

-Hoca, evlilik ne demektir?

-Gunduzleri cifte hirlama, geceleri cifte horlama!

İyi Karı

Hocanın eşeği ölmüş. Kapının eşiğine oturmuş, hüngür hüngür ağlıyormuş. Bir komşusu yaklaşarak:

-A Hoca! Geçende karın öldü, ağlamadın. Bir eşek için ağlamak sana yakışır mı?

-Nasıl ağlamam! Karım ölünceeş, dost hepiniz etrafımı aldınız, üzülme biz sana daha iyisini buluruz dediniz. Ama biri çıkıp da; Hoca ağlama, sana daha iyi bir eşek alırız demedi!!!

 

Allah Biliyor

Nasreddin Hoca bir cimri tanidiginin evine gittiginde tanidigi ona bayat ekmek ile bir tabak bal ikram etmis. Nasreddin Hoca bayat ekmegi disi kesmeyince sinirinden bali kasikla yemeye baslamis. Ev sahibinin gözü yerinden oynamis :

-Aman efendim, bal ekmekle yenmez ise, insanin içini siyirir, demis.

Nasreddin Hoca hiç ses çikarmadan bali bitirmis ve :

-Kimin içinin siyrildigini Allah biliyor, demis.

Bu nasıl namaz

Nasreddin Hoca abdest alirken, bir ayagina su yetmemis. Namaz kilarken de bir ayagini yukar kaldirarak namaz kilmis. Bunu gören cami cemaati :

-Hocam bu nasil namaz? diye sormus.

Nasreddin Hoca :

-Bir ayaği abdestsiz namaz, diye cevap vermis.

 

Mısır`a kadı oldu

Bir gun Hoca, gene esegini kaybeder. Eee, bu kacinci! Gayri canina 'tak' eder. "illalah bu tas kafalinin elinden! Aklini basina alsin da, biraz da o beni arayip bulsun!" diye soylenir.
Suradan suraya adimini atmaz.
Aradan aylar, gunler gecer. Korolasi ne doner gelir, ne bir kuru selam gonderir.
Gunlerden bir gun Hoca esekler basi Deli Omer'i gorur: "Bu herifin azicik kulagi deliktir. Sunun bir agzini ariyayim!" der, nasil ararsa arar. O da:
-Duymadin mi, der; senin esek Misir'a kadi oldu!
Bunu duyunca, Hoca basini sallar:
-Tevekkeli degil; ben bizim comeze ders verirken, o da kulaklarini dikip dinliyordu! der.

6-0

6-0 biten galatasaray fenerbahçe maçından sonra gs li arif tanınmamak için yaşlı bir adam kılığına girer ve bır cafe ye gider. Cafe de yanına yaşlı bır bayan yanaşır ve : -"naber Arif" der.

Bunun uzerıne arif delirir nasıl tanıdı bu kadın beni diye düşünüp durur. Ertesi gün yine aynı cafede aynı kadın yanaşır arifin yanına yine -"naber arif" der.

3.gün arif cok değişik bır kılıkta gider cafeye ve yine aynı kadın yanaşır ve yine -"naber arif" der. Arif dayanamayıp sorar nerden tanıyosun beni diye.
Yaşlı teyze : -"olum ben bülent len" der.

ipne hakem

Futbol maçinda seyirciler yanlis kararlar veren orta hakeme bagirmaktadirlar:
- Ibne hakem, ibne hakem!!!!
Bu çirkin tezahurat üzerine orta hakem, yan hakemlerden birinin yanina kosar ve siddetle çikisir:
- Iliskimizden kimlere bahsettin?

 

Derbi maçı

Derbi maçından bir gün önce, iki taraftar konuşurlarken, biri sorar:
- Yarın maça geliyor musun?
- Hayır gelmiyorum, karım izin vermiyor.
Diğeri: - Bak, bu işin kolayı var. Maçtan iki saat önce karımı kucaklıyorum, yatak odasına götürüyorum. Üzerindeki parçalarcasına çıkarıyorum, deliler gibi sevişiyoruz. O mutlu bir şekilde yatarken, ben de kaçıp koşa koşa maça geliyorum. Sen de bu yolu dene. Önceleri benim karım da izin vermiyordu.

- Olur.
Maçtan sonraki gün iki arkadaş yine buluşurlar: - Dünkü maçta yoktun? Yoksa dediklerimi yapmadın mı?

- Yaptım, ama bak anlatayım. Maçtan iki saat önce, dediğin gibi karımı kucaklayıp yatak odasına götürdüm. Önce giysilerini parçalarcasına çıkardım, sonra yatağa fırlattım. Tam pantolonumun düğmelerini açarken, "Yahu boşver, bizim takım bu sezon bunca zahmete değecek kadar güzel oynamıyor zaten." deyip vazgeçtim.

Fatih Terim

98 dünyakupasını FRANSA milli takımının kanzandığını gören Fatih Terim hemen ilk uçakla fransaya fransanın hocasından taktik almaya gider.Fatih hoca,fransanın hocasına

"ya hocam sız nasıl şampiyon oldunuz özel bir yöntem mi kullanıyosunuz" der. Bunun üzerine fransa milli takımını hocası

"Yo hayır.Ben sadece futbolcularıma zeka testi uyguluyorum.Bakın" der ve Fransa milli takımında forma giyen Zidane ı yanına çağırır ve şöyle der "Zidane senin ananın babanın çocuğu ama kardeşin değil, kim bu?" der.

Zidane da "Benim, hocam"der.

Fatih Terim de aynı şeyi kendi futbolcularında uygalaya karar verir ve Istanbula geri dönüp Hakan Şükürü yanına çağırır ve

"Hakan senin ananın babanın oğlu ama kardeşin değil,kim bu?" der, Hakan da

"Hihi bi dakka hocam gidip bi Hagi ye sorayım hihi" der. Hagi ye gidip

"Hagi senin ananın babanın oğlu ama kardeşin deil,Kim bu?" der Hagi de

"benim tabiki" der. Bunun üzerine Hakan şükür Fatih hocaya döner ve "Hagiymiş hocam" der..

Fatih terimde"Saçmalama oglum ne hagi si.. Zidane" der..

Alt yapı

Futbolcuyu bir kadınla aynı evde basarlar. Futbolcu daha pantolonunu giymeye fırsat bulmadan karşısında gazetecileri görür. Gazetecilerden biri sorar: - Bir şey söylemek istiyor musun?

- İstiyorum. Biliyorsunuz herkes eskiden beri Türk futbolundaki altyapı eksikliğinden bahseder durur. Görüyorsunuz altyapıda hiçbir sorun yok.

ölü fenerli

trabzonsporlu iki taraftar trabzonun hiçbir maçını kaçırmazlarmış.

ogün de fener trabzon maçı oynanırmış ve bu iki taraftardan biri maç sırasında hastalanır ve doktora gider doktor buna iki gün içinde ölüceksin der bunun üzerine ölecek kişi arkadaşına bari ben ölmeden son bi isteğimi yerine getir der öbür adam isteğini söyle der oda şöyle buyurur ben trabzonsporu bırakıp fenerbahçeli oldum der bunun üzwerine adam hasta adamı boğmaya başlar ve derki neden böyle döneklik yapıyorsun der oda bir trabzonlu ölene kadar bir fenerli ölsün daha iyi ve adam hastayı kendisi öldürür

temel ve azrail

Azrail temelin yanına gelir ve kardeş vaktin tamam hadi gidelim der.

Temel de uyanık ya yalvarır bana 5 yıl süre ver ondan sonra gel al canımı azrail tamam der temel de kendi kendine pilot olursam beni havada yakalayamaz derken 5yıl sonunda azrail pilot temelin yanına gelir ve vakit doldu gidelim der

temelde şimdi canımı alsan arkada 300 yolcu var onlar ne olacak der

azrail : oglum hepinizi bir araya getirene kadar anam ağladı zaten

 Evlenilecek Kız Modeli

1.65 boylarında,
iri yeşil gözlü (mümkünse mevsimsel olarak güneşe göre rengi değişebilsin)
minik çene, bıdık burun,
öpülesi, kendinden pembe dudaklar minik bir ağız.
ince bir boyun,
saçlar uzun beline doğru şöyle, esmer
yarım washinton portakalı büyüklüğünde (avuçtan taşmayacak...) gögüsler. (80 - 85 ayarında yani)
gergin bir göbek (şöyle dokunduğunda irkilmesini izleyebilecen...)
bel bölgesindeki kemikleri belli olmasın hafif basenler şöyle (hatun dediğin ele gelecek...)
hafiften iri kalçalar (basenlerle uyum içinde olacak, kalp şekli yakalanabilirse enfes olur)
düzgün bacaklar (kemikleri belli olmayacak)
ince ayak bilekleri
37 yada 38 numara ayaklar
bakımlı parmaklar, pembe topuklar

fiziksel olarak böyle bişey benim düşündüğüm.

gelelim huyuna suyuna,
1 kere eğitimli olmalı, mesela kütüphanecilik, işletme, iktisat, dietisyen mesela
2 benden az kazanmalı (uçurum olmadan, misal ben 1milyar kazanıyorsam oda 700m olsun)
3 aşret bir kız olsun, oturmayı kalkmayı, büyüklerine hürmet etmeyi bilsin.
4 herşeye peki demesin ama orta noktada buluşmayıda bilsin
5 deli gibi aşık olsun bana etrafdaki daha iyi alternatiflerle bana boynuz takmayacak kadar sevsin beni
6 anne vasıflarına sahip olsun şevkat göstermeyi bilsin (kendi isteyince anne olucak, ısrar etmeyecez...)
7 acımızdan ölmeyecek kadar yemek pişirmeyi bilsin yeter (misal yumurta, pilav, makarna)
9 hanım hanımcık giyinsin. (öyle g-string, göbeği açık gömlek tişört olayı bize ters)
10 dinlemeyi bilsin aynı zamanda kendini dinlettirsin benimle ağlasın benimle gülsün.
11 damak zevkimiz birbirine yakın olsun. yemeğe çıktığımızda birimiz aç kalmasın
12 yapmacık/yalancı olmasın, sevdiğine sevdim, sevmediğine sevmedim diyebilsin.
13 arkadaşlarımı sevsin, arkadaşlarımın kız arkadaş/eşlerini sevsin, sevmesede katlanabilsin.
14 ailesi çok zengin olmasın ama bize muhtaç durumda da olmasınlar.
15 ailesi çocuk sever olsun torunları üstlerine atıp tatile gidebilelim.
16 beni çevremdeki hatunlardan kıskansın, zaman zaman bu yüzden bana trip yapsın.
17 eski erkek arkadaşlarının büyük bir kısmı ölmüş olsun. ölmemişler evli ve çocuklu olsun görüşmeyelim.
18 kitap okusun, banada döve döve okutsun. entellektüel birikimi olsun ama entel olmasın.

işte böyle bişiy...

gelen mesajlar üzerine benim eklemeyi unuttuklarım :

19 öyle kulağına göbeğine metal şeyler takmasın
20 hiç bi yerinde dövme olmasın
21 metal müzik dinlemesin
22 evde eğlenmeyi tercih etsin ama dışarda da eğlenmeyi bilsin
23 cebinde faturalı hat kullansın, ayrıntılı faturası bana gelsin ben ödeyeyim.
24 yoga, solaryum, fitness gibi abu işlerle uğraşmasın ama kuaföre gitsin, güzellik salonuna gitsin.